| Sistemi Delip De Geçenler |
| Pazartesi, 19 Kasım 2007 | ||||||
|
Sistem diye bir şey çıkarmışlar başımıza, her şeyin ona uygun olmasını itiyorlar. Her şeyin sistematik olmasını, otomatik, mekanik olmasını bekliyorlar. Hepimiz birbirimize benzeyelim istiyorlar. Seri üretim yapmaya çalışıyor, beyinlerimizi yıkıyorlar. Tek tip beyin ve yürek yaratmaya çalışıyorlar. Mutlu ve huzurlu bir yaşam sürmek için ihtiyacımız olan özelliklerimiz altı yaşındaki bir çocuğunkiyle hemen hemen aynı. O yıllarda kafanıza günlerce taktığınız bir şeyler olur muydu? Yorgun, bıkkın, depresif miydiniz, yoksa sonsuz enerji ile mi doluydunuz? Büyük korkularınız, endişeleriniz var mıydı, yoksa kokusuz muydunuz? O yıllarda hepimiz öz güvenliydik, isteklerimizi elde etmek için kararlıydık, vazgeçmek ne demek bilmedik. Meraklıydık, cesurduk, sorgulayıcıydık. Gelecek korkumuz, edişelerimiz yoktu. Kendimizi yiyip bitirmezdik. Uykusuz gecelerimiz, karamsar ruh halimiz yoktu. Sonsuz bir mereka sahip olduğumuz, kolay gülüp, kolay unuttuğumuz o mutlu yıllarımız okul hayatının başlaması ile sona erdi. Ne zaman okul başlıyor tek tip yaşam ve düşünce sistemi de başlıyor. Baskıcı okul sistemi, ondan farksız aile eğitimi bizi kalıplara sokma çabası içine giriveriyor. Hatta evlerimizde sisteme uygun yaşamaya alışkın büyüklerimiz de okul öncesinden başlıyorlar beynimizi yıkamaya ve bizi sisteme hazırlamaya... Sanıyoruz ki, önceden bizim için planlanmış, kurgulanmış, birileri için doğru, kontrollü hayatları aşmalıyız, gerçekte yaşamak istediğimiz değil, yapmamız gerekenleri yaparak yaşamalıyız ki, bize istediğimiz hayatı altın tepside sunsunlar. Bizi ödüllendirecekler, zannediyoruz. Sisteme karşı çıkanlara, başkadıranlara kötü gözle bakıyorlar. Sıradışı heyecanları, düşlerini, sorgulama cesaretini, tek başına ayakta kalma gücünü, bize dayatılan yaşam yok ediyorlar. Fakat bazılarımız varya… Bazılarımız da bu geri tepiyor. Her şeye rağmen, dayatılan sisteme rağmen kabuklarını kırıyor azınlığımız. Alıp başını gitmek, yapmak istediğini yapmak, yaşamak istediğini yaşamak önemli. Çok kullanılmış bilinen yolları bırakıp kendi yolunu yapmak önemli. “En kısa yol bildiğin yoldur” lafını bırakıp yeni yollar keşfetmemiz lazım; olmadı, yeni yollar açmamız lazım. Sisteme baş kaldımamız lazım. Eğer aramızda başarılı ve mutlu olanlar varsa; yaptıklarından, yaşadıklarından pişmanlık duymadan yaşayanlar ve adım atanlar varsa; bunlar sisteme rağmen başarılı ve mutludurlar. Bu insanlar sistemin üzerinde başarısız olduğu insanlardır, sistemin defolu üretimleridir. Sisteme rağmen başarılı olan insanlar mutludurlar. Sistemi reddeden, kendi sistemini kuran, kendi yolunu açan insanlar her güzel şeye layıktır. En başta da kendi istedikleri hayatı yaşamaya… Nermin Karagöz Okunma Sayısı: 801
Yorum Ekleyin
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||||
| < Önceki |
|---|

Yok etmeye çalışıyorlar. Yaratıcılığımızı heyecanlarımızı, tutkularımızı, coşkumuzu öldürmeye çalışıyorlar. Hayatı hep hizada yaşatıyorlar bize. Biz de başkalarına…




