Ana Sayfa
Pazar, 20 Temmuz 2008
 
 
HABERLER
Ana Sayfa
Manşet
Asayiş
Bilim-Teknik
Eğitim
Ekonomi
Kültür ve Sanat
Siyaset
Sağlık
Toplum ve İnsan
Yerel Yönetimler
Basın-Yayın
Hava-Yol
Spor
ÇEŞİTLİ
Günün Fotoğrafı
Ziyaretçi Defteri
Defteri Oku
Deftere Yaz
Çok Okunan Haberler
Firavunun Sarayında Bir Musa Olabilmek
Cuma, 30 Kasım 2007

Firavunun Sarayında Bir Musa Olabilmek...Firavunun Sarayında Bir Musa, Mısır'da bir Yusuf Olabilmek... 

Kur'an-ı Kerim, kendini gereği gibi okuyanlara hep gerçek bir mürşit olmuştur. Aydınlık ikliminde nice karanlık ruhları  billur tanelerine dönüştürdüğüne tarih şahittir. Yeter ki, insan sırtını dönmesin ona! Yeter ki, kişi sevgiyle açılsın Kur'an-ı Kerim’in iklimine...

"Rencide olur, dide-i huffaş ziyadan" demişler; boşuna değildir bu söz. Zira fıtratlarının gereği yarasalar güneşle barışamazlar. Çiçeklere hayat veren ışık demetleri; karanlığın gölgesi yarasanın gözlerine adeta birer ok olur. İnsan var bülbüle benzer, insan var yarasaya... İşte bundandır bazılarının saf ve tertemiz bir ışık olan Kur'an-ı Kerim'in adından dahi korkmaları. Keşke anlayabilselerdi!.. Geçmişin tozlu raflarında kaybolan Arap müşrikleri Kur'an-ı Kerim için hep geçmiş ümmetlerin masalları demişlerdi. Kırık bir bant gibi tekrar eden; bitmeyen saplantılar...

Bir bakabilsek hayretle kutsal hazineler ambarı olan Kur'an-ı Kerim'e, ilk kez tanışıyor gibi; açsa bize esrarını ah keşke! Bize hayatı öğretti, sözlerin en güzeli olan Allah’ın sözü. Anlattığı her kıssada hayata yaşam veren enginlikler, efsunlar  var. Gelin birkaç dersi Allah'ın Kitabı'ndan beraberce alalım.

Kur'an-ı Kerim, Hazreti Yakub'un oğullarına olan sevgisini anlatırken evlatları ayırt etmeden sevmeyi, hata işleseler bile af etmeyi, hasretlere imandan alınan güçle dayanmayı ders veriyordu bize.

Yusuf peygamberi anlatırken, sabrın her sıkıntıyı ortadan kaldıran bir deva olduğunu, sabrın bir tembellik olmadığını, bütün dünyaya ispat ediyordu. Yusuf (a.s.) bir peygamberdi. Onun elinde zindan, mana güllerinin yetiştiği bir gül bahçesine dönüşmüştü.  Biliyordu, Yusuf (a.s.) zulme uğramıştı. Sabrediyor, ecrini Allah’tan bekliyordu. Ama, asla boş durmuyor, zindanı bir iman üniversitesine çevirmenin yollarını arıyordu. O biliyordu ki, insanlar zülüm etse bile kader  muhakkak adalet edecektir.

Firavunun karısı Asiye Hanım'dan Kur'an-ı Kerim bahseder. Kocasıyla imtihan olan kadın portresini en iyi tarzda ortaya koyar. Asiye Hanım, sabır içerisinde dayanır. Allah sabredenlerle beraberdir, kocasının işkencelerinden onu korur. Anlatılmak istenen bir gerçek vardır; herkes birbiriyle imtihan ediliyor. Eşler, evlatlar, babalar, komşular v.b. iyiler ortaya çıksın diye.

Hazreti Lut kıssasında portre tersine dönmüştür. Hanımıyla imtihan olan koca! Hanımının imansızlığına karşı sabır ve imana davet... Kadında bitmeyen bir inat; sonunda gelen helak.

Hazreti İbrahim kıssasında ise babasıyla, amcasıyla imtihan olunan bir evlat. Sevgiyle davet; buna karşılık hiddet, şikayet ve şekavet. Sonuçta ebedi cehennemle müjdelenmek!

Birde Ben-i İsrail'le alakalı kıssalara bakalım.

Vefakar ve fedakar önderler, peygamberler önlerinde... Allah’ın büyük nimetleri avuçlarında. Çeşit çeşit yiyecekler, rengarenk giyecekler... Bütün bunlara karşılık isyan, yalan ,dolan ve kendi yaptıkları sebebiyle lanetlenen bir toplum.

Kur'an-ı Kerim'in bir tek muhatabı var ey insan; sensin o ve senin gibi şuuru olanlar.

Yusuf (a.s.), Yakup (a.s.), İbrahim (a.s.), Lut (a.s.), Asiye (r.anha) ve zalim Firavun... Hepsi birer insan. Ve insanların oluşturduğu toplumlar, ya sahabeler gibi, yada Ben-i İsrail gibi.

Seçim senin, Kur'an-ı Kerim'deki her tablo senin için.

Ya İbrahim (a.s.)  gibi olursun, ya Nemrut, yada  Kızıl Deniz'de boğulan Firavun, veya Firavun Sarayında Musa (a.s.) ya da Mısır'da Yusuf (a.s.).

Bu gerçekleri anlatması, halkın zihnine en özlü şekilde hakikatleri sunması itibariyle Kur'an-ı Kerim, geçmişi anlatırken dahi geleceği inşa etmektedir. Asırlar geçtikçe gençleştiğini insana böylece isbat eder. Zaman eskise de oynanan roller değişmemektedir. Kur'an-ı Kerim, bizim önümüze iyilikte zirve olan büyüklerin hayatlarını koyar ki, onlara özenip yollarında koşalım. Yine kötülükte zirve kişilerin acı sonlarını gözümüzün önüne serer ki, şahsiyetimizi doğruluk üzerine bina edelim.

Sözün özü Kuran-ı Kerim'deki her kıssa, bir gerçeği bize duyurmak için vardır.

İnsan kendi seçimini kendi yapar: Ya kendine, ya Hazreti Allah’a tapar.

Ahmet Sacit EKERİM


Okuyan: 1301

Yorumlar
RSS yorumları

Yorumlar
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

 
< Önceki   Sonraki >
Yelda Baykız
 
Gündem Üzerine...
 
Diğer Yazıları
Sinan Bilir
 
Köyden İndim Şehre...
 
Diğer Yazıları
Mehmet Demirok
 
Kasıt Yok Mu Bu İşte?
 
Diğer Yazıları
Selçuk Akyol
 
Yazarımız, Yazılarına Son Vermiştir
 
Diğer Yazıları
Çetin Bozkurt
 
Seçim
 
Diğer Yazıları
Fatih Karataş
 
Küçük Çocuk
 
Diğer Yazıları
Turgut Özatlı
 
İktidarın Artıları Eksileri
 
Diğer Yazıları
Sacit Ekerim
 
Çalıştığın Kadar Varsın
 
Diğer Yazıları
Sizden Gelen
 
Çanakkale Asla Geçilmeyecektir
 
Diğer Yazılar
AA - İHA Abonelik
Bolu Haber Bolu Haber - Firavunun Sarayında Bir Musa Olabilmek

AA - İHA

Bolu Haber,
Anadolu Ajansı ve
İhlas Haber Ajansı
Abonesidir.

Bolu Haberleri Sitenizde
Ziyaretçi Bilgisi
Bugün1122
Dün1464
Bu Hafta12074
Bu Ay30073
Toplam402705