| Bayramda "El Öpme" Polemiği |
| Pazar, 23 Aralık 2007 | ||||||
|
Bayramlar, hiç olmazsa yılda iki kez düşmanlık ve kırgınlıkları olanların düşmanlıklarını unuttuğu, kırgınların barıştığı / barıştırıldığı; fakir ve muhtaçların hatırlandığı; yaşlıların ve kimsesizlerin ziyaret edilip gönüllerinin alındığı ve hatırlandığı; hoşgörü, saygı ve birlikteliğin ön plana çıktığı günlerdir. Bayram öncesi geçen hafta, Bolu'nun Mudurnu ilçesi müftüsü Osman Şener, yaklaşık 250 kişilik bir cemaate hitaben bayramlaşma ve el öpme ile ilgili Cuma hutbesinde vaaz verdi. Bu hafta için de de Bolu CHP İl Başkanı Tanju Özcan, Bolu Valiliği'ne bir şikayet dilekçesi verdi. Dilekçesinde, müftünün el öpme konusunu alaya aldığını ve günah olarak nitelendirdiğini belirtti. Mudurnu Müftüsü ise bazı basın kuruluşlarına verdiği demeçlerde, Tanju Özcan'ın vaazındaki sözleri saptırdığını ve çarpıttığını belirtti. Aralarındaki polemik elbet kendilerini ilgilendirir; ama burada beni ve sanırım tüm toplumu ilgilendiren asıl sorun el öpme konusu olsa gerek. Bu polemiği yaratanlar bir de olaya başka bir boyuttan baksınlar! Mesela İngiliz, Alman veya Fransızların el öpme (aslında öpmeme) boyutundan. Ya da Alevi kültürü boyutundan... Benzemeye veya benzetilmeye çalışıldığımız batı kültüründe el öpme durumu çok farklıdır. Alevi kültüründe ise durum çok daha farklıdır. "El elden üstündür" inanışı neticesinde Alevi kültüründe hiçkimsenin eli bayramlarda toplumumuzdaki el öpme geleneğindeki gibi öpülmez. Düşünün! Geçmişte ve bu bayramda yaşadığınız deneyimlerden aklınıza örnekler getirin! Bayramlar da olsun, diğer bazı durumlarda olsun eşinizle girdiğiniz bir ortamda biraz yetişkin, fakat tanımadığınız bir genç veya yaşça olgun biri gelip eşinizin elini öpüyor. Acaba ne düşünürsünüz? Çok mu hoşunuza gider? Bir beyin cimnastiği yaptırayım size... Müftü hakkında şikayet dilekçesi veren kişinin, acaba girdikleri her ortamda eşinin elinin öpülmesi karşısındaki tutumu nedir? Siz tahminler yürütedurun, ben devam edeyim. Evli olmamama rağmen, benim böyle durumlarda evli olsaydım göstereceğim tutum bellidir ve değişeceğini de zannetmiyorum. 10-12 gibi bir yaştayım. Bir bayram günü akraba ziyaretindeyiz. İçerisi tıklım tıklım dolu. Herkes ayakta sıraya dizilmişler. Çocuk sayılabilecek bir yaştayım. Bir o eli alıyor öpüyorum, bir bu eli. Erkekmiş, bayanmış, yaşlıymış, gençmiş ne mümkün bakabilmek. Küçücük odada 15-20 kişi var. O ara bir el daha öptüm ki, bir gülüşme başladı. Yuhhh! O da ne öyle! Yaşıtım olan bir kızın elini öpmüşüm. Yüzüm kızardı, bozardım, utandım. İşte o gün - bu gündür annem, ninem, teyzem ve halam gibi baba ve anne tarafından birinci derece akrabam olmayan yaşlı da olsa hiçbir bayanın elini öpmüyorum. Bunun yerine baş-ağız-göz üçlüsünün ahenkli birleşimiyle ortaya çıkan karşılıklarını kullanmaya çalışıyorum. Benim kişisel düşüncelerimde olduğu gibi her kişinin kendi ve eşiyle ilgili düşünceleri de elbet kendine aittir ve saygı duyulması gerekir. Başka bir konuyla bağlayalım el öple meselesini... Sanırım iki hafta önce idi. Beyaz Show'u seyrediyorum. Şarkıcı Davut Güloğlu konuktu. Bir bölümde, seyirciler sorular soruyor, Davut Bey de cevaplar veriyordu. Bir seyirci, "Eşinizin oynadığı bir rolle Oscar alacağını bilseniz ve o rolde de eşinizin bir artist ile dudak dudağa öpüşmesine izin verir miydiniz?" tarzında bir sorusuna karşılık olarak Davut Güloğlu da "Banane Oscar'dan" diyerek "Hayır" cevabını vermiş ve seyirciden de büyük bir alkış almıştı. Günümüzde Türk Toplumu o hale getirilmeye çalışılıyor ki, milli-manevi-ahlaki değerlerimiz yozlaştırılıyor, Türk Kültürü yok edilmeye ve batı kültürü toplumumuza empoze edilmeye çalışılıyor. Toplumun -özellikle Anadolu insanının- yaşantısından uzak insanların el öpme ve diğer konularda ne kadar toplumdan uzak kaldıklarını anlamak için polemikler yaratmaya gerek yoktur. Kendilerini çağdaş ve düşünce ufku geniş insanlar addeden bazı kadınlar, el öpmeyi elin öpüldükten sonra alna götürülmesi şeklinde değil de, sadece kibarca elin öpülmesini ve ardından kendine iltifatlarda bulunmayı bir çağdaşlık vesilesi sayarlar. Elbet, her bayan iltifat edilmeye, eli öpülmeye layıktır. Ama yaşadığınız toplumda, önünüze gelen her bayanın elini öpemeyeceğiniz gibi iltifat ta edemezsiniz. Çünkü ne İngiltere'de, ne Almanya'da ne de Fransa'da yaşıyorsunuz! Bugün her önüne gelene elini öptüren, yarın olur Davut Güloğlu'nun çekindiği konudaki durum da içinde olmak üzere yozlaşan milli-manevi-ahlaki değerler ve kültürümüzden hiçbir eser kalmamış halde başka yerlerini öptürmeye kadar gidebilir. Bayramınız mübarek, her gününüz bayram tadında olsun! Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır Okuyan: 2261
Yorumlar
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|









