| EMEP: "İşsizlik Kader Mi?" |
| Çarşamba, 26 Aralık 2007 | ||||||
|
İşsizlik Kader Mi? Uygulanan neoliberal politikaların yarattığı tabloda, işsizlik, yoksulluk, açlık, yolsuzluk ve sosyal güvensizlik olduğu aşikardır. Bu sömürü politikalarının yarattığı sonuçları görmezden gelen ve gerçeği saptıran burjuva basın ve dolar maaşlı köşe kapmış burjuva yazarların gerçekleri maniple etme gayretlerine rağmen ağırlaşan sorunlar kendisini hissettirmektedir. Görmezden gelinen veya üzeri örtülmeye çalışılan sorun büyüdükçe, gizlemenin veya maniple etmenin olanağı zayıflamakta, aksine yankıları büyümektedir. Örneğin işsizlik sorunu bunlardan biridir. Yıllardır temel sorun olarak gündemdeki yerini koruyan işsizliğin, sürekli sahte istatistiki verilerle çarpıtılarak “düştü, düşüyor” derken yavaş yavaş burjuva basında bile itiraf edilmeye başlandığına tanık olmaktayız. Bu aralar savaş uçaklarından bombalanan Kuzey Irak’taki Kürt köylerinin görüntüsünü servis eden burjuva basının, büyüyen işsizliği sayfalarına taşıması, gerçeği görme kararlarından değil artık gizlenemeyecek kadar ağırlaşan bir sorun olması nedeniyle görmek zorunda kalmasındandır. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri üzerinden yapılan değerlendirmelerde, işsizlik sorunu kendini hissettirmesiyle kabul edilse de, nedenleri görmezden gelinmektedir. Geçen yılın aynı dönemine göre 0.2 oranında arttığı söylenen işsizliğin yüzde 9.3 (!) oranına çıktığı ifade edilmektedir. Resmi işsiz sayısı ise 2 milyon 405 bin olarak açıklanmaktadır. Genç nüfustaki işsizlik oranının yüzde 19 oranına çıktığı belirtilen açıklamada, iş aramaktan vazgeçen 1 milyon 700 bin kişinin işsizlik oranına dahil edilmediği anlaşılmaktadır. Peki, TÜİK işsizlik oranlarını nasıl hesaplamakta ve bu oranları hangi verilerden bulmaktadır. ? İş-Kur’a başvuranların esas alındığı ve bu veriler üzerinden yapılan hesaplamaya göre işsizliğin yüzde 9.3 olduğu sonucu çıkmaktadır. Bu durumda İş-Kur’a başvurmayan milyonlarca işsiz bu hesaplamalara dahil edilmemiştir. O halde bu veriler gerçeği yansıtır mı? İş-Kur verileri esas alınsa bile TÜİK’in hesaplaması yanıltıcıdır. Çünkü iş aramaktan vazgeçenler bu hesaplamaya dahil edilmemektedir. Mevsimlik işlerde çalışan veya iş umudunu yitirdiği için iş aramaktan vazgeçen milyonlarca işsiz hesaplamalara dahil edildiğinde işsizlik oranının yüzde 20’yi aştığı görülecektir. Kayıtlara yansımayan ve dolayısıyla hesaplamalara dahil edilmeyen işsizler dikkate alındığında işsizlik oranının daha yüksek olacağı muhakkaktır. IMF patentli programları uygulayan bütün burjuva hükümetler döneminde işsizlik ve yoksulluk temel sorun olarak süregelmiştir. Ancak AKP Hükümeti döneminde bu sorun daha çok tırmanmıştır. Çünkü emek düşmanı IMF programlarını tavizsiz uygulayan AKP Hükümeti, özelleştirme programı ile yağmaladığı Kamu Üretim İşletmeleri ile istihdamda ciddi sorunların yaşanmasına neden olmuştur. Ayrıca IMF’ye verdiği taahhütler gereği emekliye ayrılanların yerine alacağı personelin yüzde 50’yi aşmayacağı yönünde bir kararlılık göstermektedir! Tekelci sermaye ve IMF baskısı ile çıkarılan esnek çalışma yasalarıyla, daha az işçiyle daha çok üretim yapma ortamı yaratıldığı için daha az işçi istihdam edilmektedir. Ayrıca yaratılan milyonlarca işsiz, zor koşullarda olsa da iş sahibi çalışanlara karşı tehdit olarak kullanılmaktadır. Üretimi terk ederek ithalata yönelen bir tüketim ekonomisinde işsizlik hep tırmanacak, ancak kader olmayacaktır. Son zamanlarda Türk Telekom ve Novamed işçilerinin hak gasplarına ve köleci çalışma koşullarına karşı gösterdikleri direncin başarıyla sonuçlanması emekçiler arasında umut yaratmış; işçiler, birlikte mücadele etmeleri halinde kendi kaderlerini patronların değil, kendilerinin tayin edebileceğini kanıtlamışlardır. Çalışan emekçilerin daha insanca yaşam koşullarına kavuşması üzerinde tehdit oluşturan işsizliğin çözüm bulması için, özelleştirmelere son verilmesi, esnek çalışma koşullarının ortadan kaldırılması, tarımın mutlaka desteklenmesi, üretimin kamu eliyle mutlaka geliştirilmesi gerekir. Ayrıca IMF politikaları mutlaka terk edilmelidir. Bütün emekçiler ise bu talepler için ortak mücadele etmelidir. Çünkü çalışan emekçiler daha insanca çalışma koşullarını talep ettiğinde, gerek hükümet, gerekse patronlar tarafından “milyonlarca işsizin kapıda beklediği” tehdidi savrulabilmektedir. İş, ekmek, özgürlük, barış ve kardeşlik için biz emekçilerin birleşip mücadele etmekten başka çaremiz yoktur. 25.12.2007 Emek Partisi (EMEP) Bolu İl Örgütü adına İl Yöneticisi Özgür Gültekin Okuyan: 338
Yorumlar
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


