Ana Sayfa arrow Haberler arrow EMEP: "İşsizlik Arttı, Yoksullaşma Da"
Cumartesi, 10 Ocak 2009
 

2008'in Asayiş Raporu Yayınlandı

Bolu'da, 2008 yılında polis sorumluluk bölgesinde 2 bin 79 şahsa, 467 mala karşı olay meydana geldi. İşte ayrıntılar...

HABERİN DEVAMI...

Filistin'e Destek Yürüyüşü ve Mitingi

Bolu'da, İsrail'in saldırılarını kınamak ve Filistin halkına destek amacıyla Pazar günü yürüyüş ve miting düzenlenecek.

HABERİN DEVAMI...

Gıyabi Cenaze Namazı Kılındı

Cuma Namazı'nın ardından İsrail saldırıları sonucunda ölen Filistinliler için Bolu'da gıyabi cenaze namazı kılındı.

HABERİN DEVAMI...

İlçelerdeki Anne Adaylarına Kolaylık

Kar yağışından dolayı ulaşım sorunu yaşanan Kıbrıscık'ın bir köyünden hastaneye getirilen anne adayının bebeği sezaryenle dünyaya geldi.

HABERİN DEVAMI...

Kalem Kapağı, Akciğeriden Çıkarıldı

Bolu'da, 8 yaşındaki çocuğun yuttuğu kalem kapağı, başarılı bir operasyonla akciğerinden çıkartıldı.

HABERİN DEVAMI...

Kiralanan MUPİ, 250 İşçi Alacak

MUPİ tesislerini kiraladıktan sonra Cumartesi günü faaliyete başlamayı planlayan Ezici A. Ş., kesimhaneye 250 işçi alacak.

HABERİN DEVAMI...

Gerede'den Filistin'e Maddi Yardım

Gerede Orman İşletme Müdürlüğü personeli, topladığı yardım paralarını Ziraat Bankası'nda Filistin için açılan hesaba yatırdılar.

HABERİN DEVAMI...

Bolu Dağı'nda Yoğun Sis

D-100 karayolunun Bolu Dağı kesiminde etkili olan sis, ulaşımı olumsuz etkiliyor.

HABERİN DEVAMI...

Barack Obama, Sünnet Gölü'nde

ABD'de, başkanlık görevini devralacak olan Barack Obama'yı Göynük'teki Sünnet Gölü'nde karşısında görenler şaşırdı.

HABERİN DEVAMI...

Kaynar Süt, Bebeği Hastanelik Etti

1 yaşındaki bebeğin üzerine süt tenceresi devrildi. Vücudunda ciddi yanıklar oluşan bebek, Tıp Fakültesi'nde tedavi altına alındı.

HABERİN DEVAMI...
EMEP: "İşsizlik Arttı, Yoksullaşma Da"
Perşembe, 27 Aralık 2007

EMEP: "İşsizlik Arttı, Yoksullaşma Da"Emek Partisi Bolu İl Örgütü adına İl Yöneticisi Özgür Gültekin "İşsizlik Arttı, Yoksullaşma Da" başlıklı yazılı bir basın açıklaması yaptı. Açıklama şöyle:

İşsizlik Arttı, Yoksullaşma Da

Başbakan ve ekonomiyle ilgili bakanlar başta olmak üzere, AKP Hükümeti’nin sözcüleri, “ekonominin iyiye gittiği, refah düzeyinin yükseldiği, Türkiye’nin güvenilirliğinin arttığı” iddialarını 2006 yılında da, her fırsatta yinelediler. En önemli dayanaklarını ise 2001 “krizi” sonrasında görülen ekonomik büyüme oranları oluşturuyordu. Ortalama olarak yüzde 5 civarındaki büyüme, işletmelerin verimlilik artışı, kapasite kullanımında görülen yükselme, dış sermaye girişindeki artış, ‘yüksek faize hücum’ ve borç verme eğiliminin güç kazanmasıyla birlikte, dolar milyarderlerinin sayısının 28’e yükselmesi vb, bu iddiaları destekleyen gelişmeler olarak kullanıldılar.

AKP sözcüleri, “ekonomik büyüme”, “ekonominin iyiye gitmesi” ve “dış sermaye girişindeki artış”ı, partileri ve hükümetleri yararına istismarı sürdürüyorlar. Bu gelişmeleri, partileri ve hükümetlerinin ekonomi politikasının sonuçları olarak gösteriyor ve ekonomideki ‘iyileşme’yi, herkesin ekonomik yönden daha iyi duruma gelmesi, “ulusal gelirden ayırdığı payın büyümesi” şeklinde göstererek, işçi sınıfı ve emekçi halk kitlelerinin içine düşürüldükleri yoksunluk, yoksulluk ve açlık durumunu gizliyorlar.

Ekonomide, 2001 “krizi” sonrasında belirli büyüme olduğu doğrudur. Hükümetin uygulamasını sürdürmekle kalmayıp, iç ve uluslararası sermaye yararına özel yasalarla çerçevesini genişlettiği düzenlemeler; devlet kuruluşlarının “haraç-mezat” satılması, vergi muafiyeti, özel teşvikler, çalışma yaşamının esnekleştirilip kuralsızlaştırılması ve işçi haklarının daha fazla sınırlanması bunda rol oynamıştır. Böylece, büyük sermaye ve uluslararası tekellerin karları büyümüş, kapitalistler daha az işçiyle daha fazla üretim olanaklarını artırmışlar, düşük ücret ve sosyal hak kısıntıları sonucu sermaye karları büyümüştür. Ancak, hükümet, bağımlılığın daha da ağırlaşmasına yol açan düzenlemelerle uluslararası sermaye girişine yolu düzlerken, sermaye girişiyle birlikte borç ve faizler artmış, yük ise artacak biçimde işçi ve emekçilere yıkılmıştır. Hükümetin uyguladığı ve sermaye iktisatçılarının dahi “dünyada eşi benzeri olmayan oranda yüksek” diye eleştirdikleri (yüzde 17.21) faiz uygulaması sonucu dış sermaye girişi artmış; uluslararası tekeller dışarıya kaynak artışını artırmışlar, iç ve dış borç, 218 milyar dolardan 436 milyar dolara yükselirken, buna karşılık 2002-2007 arasında 184 milyar dolar faiz ödenmiştir. (2008 bütçesinin yüzde 27’si daha şimdiden faizlere ayrılmış durumda.)

Aynı politikanın sonucu olarak tarım ve hayvancılık alanında büyük tahribatlar yaşanmış, küçük üretici iflasa sürüklenmiştir. İşçilik ücretleri reel olarak gerilemiş, temel tüketim maddelerindeki fiyat artışları devam etmiş, satınalma güçleri düşen işçiler ve kamu emekçileri, kredi kartı üzerinden kitleler halinde daha fazla borç batağına sürüklenirlerken, 2002’de dört milyar dolar olan kredi kartı borcu 2007’de toplam olarak 74 milyar dolara çıkmıştır.

Büyümenin “herkesin refah düzeyini yükselttiği” iddiasının emekçiler açısından gerçeği yansıtmadığı, yine sermaye kurumları ve devlet istatistik dairesinin açıklamalarıyla kanıtlanmış durumdadır. Örneğin Türkiye İstatistik Kurumu’nın (TÜİK) Hane Halkı İşgücü Araştırması’nın 2007 Eylül sonu verileri, işsizliğin bir yıl öncesine göre yüzde 9.1’den yüzde 9.3’e yükseldiğini gösteriyor. Buna, işsiz oldukları halde iş bulmaktan umutlarını keserek iş aramayanlar ile tarımsal alandaki “gizli işsizler” dahil değil. Genç işsizlerin oranı yüzde 20’leri bulmaktadır ve üniversite mezunları arasında bu oran yüzde 30’ları aşmış bulunuyor.

Yoksulluk bugün daha geniş kesimleri etkiliyor. Gelirlerde artış bir yana, açlık sınırının 620, yoksulluk sınırının 1920 YTL civarında tespit edildiği ülkede, asgari ücretin 419 YTL civarında olduğu, 4.5-5 milyon kişinin bu ücretle çalıştığı ve günde ancak 1 dolar karşılığı harcama yapabileceklerin 14 milyon civarında olduğu bir ülkede, “herkesin refah düzeyinin arttığı”, ekonominin “herkes için iyiye gittiği” söylemi bir yalan olmaktan öteye geçmez. Buradan çıkan o ki, işçi ve emekçi halk kitleleri, sömürü sisteminin tüm yükünden kurtulmak için mücadele zorunluluğu bir yana, “iyiye giden ekonomi”den daha iyi yararlanmak, çalışma ve yaşam düzeylerini iyileştirmek ve temel gereksinmelerini karşılayacak bir gelire sahip olmak için dahi mücadele etmek zorundadırlar. 27.12.2007

Emek Partisi (EMEP) Bolu İl Örgütü adına,

İl Yöneticisi Özgür Gültekin


Okuyan: 253

Yorumlar
RSS yorumları

Yorumlar
  • Konu ile alakalı olmayan ve BÜYÜK HARFLE yazılan yorumlar, yayınlanmayacaktır.
  • Kişi veya kurumlara yönelik hararet vb. olumsuzluk içeren yorumlarda sorumluluk, yorum yapana aittir. Yorumun aktif edilerek haber altında gösterilmesi, sorumluluk sahibini değiştirmez.
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Bu habere yorum yapılırsa, bana e-posta gönderilsin

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

 
< Önceki   Sonraki >
Son Haberler
Ziyaretçi Bilgisi
Bugün283
Dün5576
Bu Hafta23809
Bu Ay41176
Toplam802755