| Ayak Oyunları |
| Pazartesi, 18 Şubat 2008 | ||||||
|
Futbol, bir "ayak oyunu"dur. Futbolcular ayaklarıyla oyun oynarken, bazıları da futbol üzerinden ayak oyunları oynar. Bu sebeple, futbol üzerinde oynanan "ayak oyunları" hep çoktur. Futbol ve Sermaye "Kimi yer, kimi bakar; işte, kıyamet bundan kopar" Sermayenin dünyaya hakim olduğu bir zamandayız. Futbola günden güne artan ilgi, beraberinde sermayeyi de futbolun içine soktu. Öyle ki, -Bolu'da görüleceği üzere- işi, kamunun kullandığı parkların bile futbol adına kulüplere ve ilgisi olmayan rantçılara verilmesine kadar götürdü. Bolu'da, bu durumun ismine; yeri geldi "Bolu trafiğini rahatlatmak" ismi konuldu; yeri geldi "Boluspor'a kazanç elde etmek" ismi konuldu. Ama şu ise unutuldu: Bolu dışından gelenlerin CEPLERİNE İNDİRDİĞİ PARACIKLAR'a konulacak isim!.. Futbol seyrederken futbol adına ödenen paralar vardır. Mesela, futbol delisi (ben dahil), maç izlemek için stadlara gider ve para vererek bilet alıp maça girer. Bu normaldir. Çünkü verilen paralar, futbol adına kullanılacak; Türkiye Futbol Federasyonu'ndan tutun Boluspor Kulübü gibi futbol kulüplerine gidecektir. Özel televizyonların yayına başlamasıyla futbol sektörü büyüdü. Şifreli kanallar türedi. Futbol seyredecekler, gidip para vererek decoder alacaklar. Decoder, aslen kendileri yabancı kelimedir. Türkçeye çevirmek için birkaç işlem yapılır. Code: Kod Coder: Kod yazan, kodcu Decoder: Kod çözücü (Tam manası ile şifre çözücü) Decoder'ini alan evinde parasını vermenin rahatlığı (!) ile maçını seyreder. Veremeyen gariban vatandaş da (tabi buna 18 yaşından küçük olup kahvehanelere girmeleri yasak olan çocuk ve gençler de dahil) gidip kahvehane köşelerinde tıpış tıpış yine para ödeyip maçlarını seyreder. Futbol ve Bahis Bir de günümüzde iddaa çıktı başımıza. Bazı iddaa bayileri de maç seyrettiriyorlar artık. İddaa oynama yaşı da 18. Ama, bizim çocuklarımızın evinde decoder'i olmadığı için yine gidiyorlar 18 yaşından küçüklerin oynaması yasak olan, bahis oynatılan bayilerin ekranlarında maçlarını izliyorlar. Garibim çocuklar, alışıyorlar iddaa oynamaya böylece. Daha da garibi nedir, biliyor musunuz? Bu iddaacılar, reşit olmamış (18 yaşına girmemiş) kişilere de oyun oynatıyorlar. Nerden mi biliyorum? Onu da siz tahmin edin; edemiyorsanız okul çıkışları iddaa bayilerinin önünde birazcık bekleyin! Bu ülkede 18 yaşından küçüklerin bahis oyunu oynamasını kanunla yasaklayanlar bunu önleyemiyor; bari, siz çocuklarınızı kendiniz koruyun! Futbol o hale gelmiş ki, olgununu dolgununu, çocuğunu mocuğunu peşinden koşturuyor. Futbol ve Taraftarlar Futbolda yenmek kadar yenilmek veya berabere kalmak ta vardır. Ama bazı hazımsızlar, fanatiği oldukları takım yenilince kızılca kıyameti koparırlar. Geçen yıl bir maç... Kimle oynanıyor aklımda değil. Rakip, bizi (Boluspor'u) bir güzel yeniverdi. Gruplaşmış, kilometrelerce yol katedip deslasmana gitmeyi övünç kaynağı yapmış 50-100 kişilik bir taraftar grubu, rakip futbolcuları çağırdı. Zannedersiniz ki, alkışlayacaklar. Çünkü Necip Beyin bahsettiği taraftarların önde gelenleridir bunlar. O da ne! Çağırdıkları takım futbolcularına bir ağızdan "HEPİNİZ O..... ÇOCUĞUSUNUZ" demezler mi! İnsanda utanma duygusu vardır. Bu duyguya sahip olanlar utanırlar. Ama, açık tribünün orta kısmını parsellemiş 50-100 kişilik bu grupta bunu göremediğim için utanma duygusuna sahip olan ben, onların yaptığı bu lanet olasıca sözden utandım. Onlar söyleyeceği söyledikten sonra, rakip takım aldırış etmeden halen tribüne geliyordu. O grup dışındaki ve herhangi bir gruba dahil olmayan sağduyulu Boluspor taraftarı, rakip takım futbolcularını alkışladı... 5-6 yıl öncesi... Boluspor'un Ankara'da oynayacağı 2. veya 3. lig maçı için zorla ikna edilerek Ankara'ya gitmeye karar vermiştim. Belediyenin külüstür otobüsüyle "Aman yolda kalmasak bari" dualarıyla yola çıktık. Yol boyu otobüste içen içene, -afedersiniz- sıçan sıçana... Hatta otobüs arada bir durdurulup çiş molası bile verdik. Kaç çiş molası verildi, hatırlayamayacağım kadar çoktu. Ayyaşlardan uzak kalıp arka koltukta köpüre köpüre Ankara yolunda ilerlerken, bir taraftan da yazın bunaltıcı havasında o eski otobüsün yan camını açmıştım; hava gelsin serinleyim diye. Önden bir ayyaş, elindeki bira şişesini otobüsten dışarı attı. Arkadan araba gelecekmiş, camına isabet edecekmiş, kaza olacakmış, kimin umurunda. Zaten, o ayyaşta o an için akıl mı kalmıştı ki! Yuh... Arka cam da açıktı. O pislik biranın sıvısı ta suratıma kadar geldi. Hayatım boyunca hiç içki içmemiş, içenden de (babam da dahil) ayyaşken nefret etmiş ben, küplere bindim. Ankara'ya geldik. Gelmez olaydık. Taraftarın büyük bölümü ayyaş. Kimisi kendinden geçmiş sanki. Karşı taraftara sataşan mı ararsın, polisle tartışan mı, hepsi var. Neyse ki dayak yemeden, karakollara düşmeden sağ salim Bolu'ya döndük. Futbol ve Ahlak Kimse kusura bakmasın! Futbol maçı seyretmeye niye bayanlar gelmiyor, diye de sormasınlar! Maça gelen birkaç kendini bilmez "Kırmızı şimşekler, ananızı .........." tezahüratı yaparsa kimse oraya eşini, kızını, sevgilisini getirmez; zaten getiren de yok! Sormak lazım, "Acaba protokolden kaç kişinin eşi, maçlara gidiyor" diye. Protokol ve daha da önemlisi Boluspor Yönetimi taraftarları tabiri caizse hizaya getirmez, olumsuz hareketleri ve küfürlü tezahüratlarına çözüm bulmazsa tribünler dolacak diye beklerler! Bu örneklerden sonra, tribünleri dolduramayan, maçlara bayanları getiremeyen, yense de yenilse de takımına sahip çıkamayan, futbolcusuyla kavga eden, küfürlerle hakeme ve karşı takım futbolcusuna ve hatta kendi takım futbolcusu, idarecisi ve yöneticisine hakaret eden taraftarlarla BOLUSPOR, HİÇBİR YOL KAT EDEMEZ! Bu böyle iken; Boluspor'un kuruluş yılı olan 1965'i de kendine isim yapıp, taraftar olmakla övünmekle de bu işler yürümez. Şu bir gerçek, kimse aklından çıkarmasın! Boluluların hepsi Boluspor'u severler. Gerede, Seben, Mudurnu vs. yerleri geçin Düzce'den bile sırf Boluspor taraftarı olduğu için maçlara gelen insanlar var. Boluspor taraftarı, sadece kendini dernek ve grup ismi verip sözüm ona kilometrelerce yol kat etmeyi övünç kaynağı bilenlerden oluşmuyor. Boluspor taraftarı, nüfusu 250.000 olan Bolu ili ve belki de bu nüfustan çok insanların yaşadığı gurbetteki insanların tamamıdır. Boluspor taraftarı olmakla övünen 50-100 bilemedin 200-300 kişilik gruplar, artık kendilerine çeki düzen vermeli; Boluspor'a iyi günde olduğu gibi kötü günde de sahip çıkmalı; tribünlere eşlerini, kızlarını, sevgililerini de getirebilmeli; ne karşı takım futbolcusuna, ne kendi takım futbolcusu, idarecisi ve yöneticisine olumsuz hareketlerde bulunmamalı ve küfretmemelidir! Anlayabilene ne mutlu! Haftanız güzel olsun! Sinan Bilir Okuyan: 2694
Yorumlar
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|










