| Sistemlerdeki Kokuşmuşluklar |
| Perşembe, 20 Mart 2008 | ||||||
|
Bu temel unsurları ne yazık ki çağdaşlığa bir türlü taşıyamıyoruz. Eğitim diyoruz, yılardır üstesinden gelemediğimiz (serbest bırakmakla çözüme ulaştığı söylenemez) türban sorunu bir yanda, basmakalıp dayatmayla ezberci öğretim bir yanda. Akılcığın ve bilimselliğin söz konusu bile olmadığı böyle bir sistemde genç beyinlerin nasıl da köreldiğini esefle izliyoruz. Çalanın çırpanın yanına kâr kaldığı rüşvetin, yalanın dolanın kol gezdiği adalet sistemi ise, çıkılmaz durumda. Yığılmış binlerce dava, sonuç bekleyen bir o kadar da mağdur ve haksızlığa uğramış kişiler... Hastanelerdeki yoğun kuyruk sıraları... Muayenehaneye gittiğinizde birinci sınıf vatandaş, gitmediğinizde ikinci sınıf vatandaş muamelesi gördüğümüz sağlık sistemi. Ülkenin birçok yerinde yetersiz kalan devlet hastahaneleri. Sözüm ona özel hastahanelere yönlendirdiğimiz hastaların çoğu yığılmalardan ve sıra gelmemesinden şikayetçi. Ödenen ve ödenmeyen ilaç çeşitleri ve bu durumda bütçesi yetmeyen vatandaşın içler acısı hali de işin cabası... En işlek caddelerde dahi korkarak yürüdüğümüz, her an kapkaça ya da sarkıntılığa uğrayacağımız endişesiyle sokaklarda özgürce dolaşamadığımız bu dönemde güvenlik sisteminin çöküşünden bahsetmemek olmazdı sanırım. Tüm bu sistem bozukluklarını düzeltmek yerine hâlâ emekliliklerin aldığı üç beş kuruşta gözleri olan siyasilerin varlığından üzüntü duyuyorum. Muhalefetin bu göz boyamaya nasıl kandığını ise, bir türlü anlayamıyorum. Suçu başlı başına tepe yönetime atmak olmaz elbette. Hiç mi biz halk olarak bunu sorgulama zahmetine girmeyeceğiz? İşte bunu da çok merak ediyorum!... Yelda Baykız Okuyan: 811
Yorumlar
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|






