| Nelee Oluyaa Bolu'da |
| Perşembe, 27 Mart 2008 | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Aslında hep ilk köşe yazılarında, elinizde tutmakta olduğunuz gazetemizin sevgili okurları, diye başlar cümleler. Ama bu kez durum biraz farklı. Bu kez okumakta olduğunuz gazete ve köşe yazısı elektronik. Sıra dışı yani. Bu nedenle ekranınıza hoş bulduk diyelim. Sıra dışı bir gazeteye sıradan bir giriş yaptıktan sonra ekranınıza geliş nedenim, her hafta Çarşamba günleri Bolu’nun nabzını tutmak ve gördüğümüz eksik, gedik ve noksanları sizlerle paylaşarak sorunlara çözüm yollarını yine birlikte aramaktan ibaret. Bilmem fark edebildiniz mi? Yaklaşık son on yıldır Bolu’da sağlık sektörünün üzerinde kara bulutlar dolaşıyor. Bolu’da son yıllarda çok gelişmeler yaşanıyor; ancak, sağlık sektöründe gelişen olaylar bütün Bolulular tarafından şaşkınlıkla izleniyor. Türkiye’de, yardımseverlikte eşine rastlanmamış, Bolu’nun manevi babası rahmetli İzzet Baysal tarafından kurulan Vakfın, Bolu İzzet Baysal Devlet Hastanesi’ni şehir merkezinden taşıması, Karacasu’daki Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi’nde, bir başhekimin canına kıymasına neden olan denetim. Sonrasında tam bütün Bolulular gidip gelmeye, personeli ise servislere alışmışken, Devlet Hastanesi Merkez Ünitesinden bazı servis ve polikliniklerin, SSK Hastanesi’nin depremde hasar gören binasının yerine yapılan çok görkemli Köroğlu Sağlık Ünitesi’ne taşınması. Bitti mi dersiniz? Hayır daha bitmedi. Bu kez de Devlet Hastanesi Başhekimi Ergun Hekim’in başhekimliğine son verilmesi. Bütün bunlar, İzzet Baba hayatta olsaydı; “ne düşünür, ne söylerdi?” sorusunu akıllara getiriyor. Sağlığa bu kadar yatırım yapmış bir insanın kendi yaptırdığı tesislerde maalesef kaoslar yaşanması hakkında ne düşünürdü? Yukarıdaki yazıma baktım da; sağlık sektöründe son on yılda Bolu epeyce olaylar yaşamış. Şimdi sormak gerekmez mi sizce de? Madem Bolu Devlet Hastanesini taşıyacaktınız, neden Bolu’nun dışında arazi tahsisi yapıp, İzzet Baysal Vakfına Hastane yaptırdınız? Yıllarca sağlık personelini ve Boluluları o yollara mahkum ettiniz! Madem oraya bir hastane yapıldı, neden daha sonra insanların hayatını altüst edip düzenlerini bozarak bazı servis ve poliklinikleri Köroğlu Ünitesi’ne taşıma gereği duydunuz? Tamam diyelim. Bunlar için geçerli mazeretiniz var, peki neden görevini yapmaya çalışan bir başhekimi görevden alarak onu mesleğinden soğutma ihtiyacı içine girdiniz? Devlet tabiî ki çalışmayan bürokratlarının ve personelinin işine son verir. Devletin bekası ve işlerin yürümesi önemlidir. Ama, sadece kendi siyasi gücünü göstermek adına bu çalışmalara girmek ne derece doğrudur; tartışılır ve tartışılmalıdır da. Siyasi kadrolaşma deniliyor. Ancak, neden ve kime karşı? Siyasi kadrolaşma yapıldığında, bu kadrolaşmayı yapanlar, siyasetine ters insanlara bakmayacak, onlara hizmet götürmeyecek mi? Neyin siyasi kadrolaşmasıdır bu? Denilirse ki! Bizim atadığımız adam, kendi yakın eş, dost ve akrabalarını iş sahibi yapacak, o zaman anlarız. Ama daha sonra işler yürümemeye ve bürokrasiye takılmaya başladığında, yine olan devlete olacaksa ve devletin bekası tehlikeye girecekse önce kayıtsız, şartsız egemenliğin sahibi olan MİLLET dur der, demelidir de . Siyasi bir takım oyunlar için bürokraside ve bürokratlar üzerinde bir takım çalışmalar yapmak ileriki dönemler için risk oluşturur. Bu nedenle mutlaka işini bilen, işin erbabı, siyasi görüşüne bakılmaksızın, dürüst ve işini bilenler atanmalıdır. Bilmem katılır mısınız? Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi saygı ve sevgi ile selamlarım. Hoş ve hoşça kalın! Okuyan: 2398
Yorumlar
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| < Önceki |
|---|

Merhaba,





