Ana Sayfa arrow Haberler arrow Kültür ve Sanat arrow Hayata Dair
Çarşamba, 08 Ekim 2008
 
HABERLER, E-POSTANIZDA
Bolu Haber Bolu Haber - Hayata Dair
Bolu'dan günlük haberler,
artık e-posta adresinizde.

Kayıt Olmak İçin
...::: TIKLAYINIZ :::...
 
BOLU HABERLERİ
Ana Sayfa
Haberler
Spor
Hava ve Yol
TÜRKİYE ve DÜNYADAN
Batı Karadeniz
Türkiye
Dünya
Çok Okunan Haberler
Ziyaretçi Defteri
Defteri Oku
Deftere Yaz
BANK ASYA 1. LİG
Puan Durumu
Maç Sonuçları
Boluspor'un Maçları
BOLU A GENÇLER LİGİ
A Grubu Puan Durumu
A Grubu Maç Sonuçları
B Grubu Puan Durumu
B Grubu Maç Sonuçları
BOLU U-15 LİGİ
A Grubu Puan Durumu
A Grubu Maç Sonuçları
B Grubu Puan Durumu
B Grubu Maç Sonuçları
Bolu'da Hava Durumu
Link Değişimi
Karabük
Şifalı Bitkiler
Bolu İn Bolu
Evden Eve Nakliyat
Göynük
Mudurnu
Resimli Haberler, Artık Sitenizde...
Hayata Dair
Perşembe, 01 Mayıs 2008

Hayatta manevi varlığın herşeyden daha önemli olduğunu inananlara...

sevgilerimle... 


DOĞAN CÜCELOĞLU'NUN EĞİTİMİN’DEKİ KATILIMCILARLA BİR KONUŞMASINDAN :

Doğan Cüceloğlu: Arkadaşlar, aranızda ölümcül hastalığı olan var mı?

Bir katılımcı: Allah'a şükür, hocam, bildiğimiz kadarıyla yok.

Cüceloğlu: Ne güzel! Peki, bana, istisnasız tüm insanların, yani altı milyar insanın da başına geleceği garanti bir şey söyler misiniz?

Cevap neredeyse otomatik olarak çıkar: Ölüm.

Cüceloğlu: Gerçekten de ölüm tüm insanların başına geleceği kaçınılmaz olan tek şeydir. Doğum da tüm insanların başına kesinlikle gelmiştir, ama bundan sonra başa gelmesi kesin olan tek şey ölümdür. Başka hiçbir şey insanların tümünün başına gelmeyecektir. Peki, madem öleceğimiz garanti, bu benim ölümcül bir hastalığım olduğunu göstermez mi?

Katılımcılar burada sessizce, başlarıyla onaylamaya başlar. Öleceğim belli ise benim ölümcül bir hastalığım olduğu da açıktır...

Cüceloğlu: Peki, ne zaman öleceğimizi biliyor muyuz?

Katılımcılar: Hayır

Cüceloğlu: Bu saniye içinde olma olasılığı var mı?

Bir katılımcı: Var.

Cüceloğlu: Yarın?

Bir katılımcı: Evet.

Cüceloğlu: 30 yıl sonra?

Bir katılımcı: Olabilir.

Cüceloğlu: Peki bunlardan hangisinin sizin başınıza geleceğini biliyor musunuz? Mesela bu akşam eve sağ salim varacağınızı nereden biliyorsunuz?

Sınıf sessizce dinlemeye devam eder. Çünkü genellikle yaşama böyle bakmamışlardır.

Cüceloğlu: Peki bir de tersini düşünelim, bu akşam eve döndüğünüzde, bu sabah evden çıkarken sağ salim bıraktıklarınızı sağ bulma garantiniz nedir? Var mıdır böyle bir garanti?

Bir katılımcı: Yoktur Hocam.

Cüceloğlu: Peki nereden biliyoruz az sonra telefonun çalmayacağını ve evdekilerden birinin az önce öldüğünün bize söylenmeyeceğini?

Katılımcılar burada rahatsız olmaya başlar.

Bir katılımcı: Hocam konuyu değiştirsek?

Cüceloğlu: Ama en yalın ve açık gerçek üzerine konuşuyoruz, biraz daha devam edelim bence. Peki, acaba bunu dün gece bilseydiniz, yani evde akşam birlikte olduğunuz kişilerden birinin yarın ölüm günü olduğunu bilseydiniz, o zamanı aynı dün gece olduğu biçimde mi geçirirdiniz?

Yoksa farklı şeyler mi yapardınız?

Bir katılımcı: Kesinlikle çok farklı geçerdi Hocam.

Cüceloğlu: Şimdi sizden rica ediyorum, lütfen bir an arkanıza yaslanın, gözlerinizi kapatın ve bu sabah evden çıkarken evde bıraktıklarınızdan birinin gerçekten öleceğini düşünün, dün akşamınızı nasıl geçirirdiniz? Aynı
iletişim mi olurdu? Onunla aynı konuları mı konuşurdunuz? Aynı konular, tartışma ya da gerginlik yaratır mıydı? Yoksa önemsiz hale mi gelirdi? Bu sabah evden çıkarken, bu son görüşünüzde ona ne derdiniz? Onun boynuna sarılmakta tereddüt eder miydiniz? Çok sıkı sarılmaya mı, aynaya mı vakit ayırırdınız? Ona, yüreğinizin derininden gelen bir "Seni gerçekten çok seviyorum" demeye ne gerek var diye düşünür müydünüz? Onun ölecek olması sizin ona duyduğunuz sevgiyi yoğunlaştırmaz mıydı?


Burada bazı katılımcılar ağlıyordur. Belli ki dün akşam yaptıklarından bir kısmının ne kadar anlamsız olduğunu şimdi fark etmişlerdir.

Cüceloğlu: Şimdi gözlerinizi açabilirsiniz, acaba kaç tartışmamızı bu kadar gereksiz biçimlerde yapıyoruz, kaçı gerçekten yaşamda karşımızdakinin varlığından daha önemli, hangilerinde "Şimdi kalbini kırdım, ama zaman içinde ben ondan özür dilemesini bilirim" diye kendi kabuğumuza çekilip tartışmaları donduruyoruz. Yarattığımız kırgınlıkları tamir etme olanağımız gerçekten var mı? Buna zamanımız gerçekten kaldı mı???...


Bir Dost’tan gelen mail Teşekkürler…


Okuyan: 1388

Yorumlar
RSS yorumları

Yorumlar
  • Konu ile alakalı olmayan ve BÜYÜK HARFLE yazılan yorumlar, yayınlanmayacaktır.
  • Kişi veya kurumlara yönelik hararet vb. olumsuzluk içeren yorumlarda sorumluluk, yorum yapana aittir. Yorumun aktif edilerek haber altında gösterilmesi, sorumluluk sahibini değiştirmez.
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code
Bu habere yorum yapılırsa, bana e-posta gönderilsin

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

 
< Önceki   Sonraki >
Son Haberler