| Keneyi Ne Yer? |
| Perşembe, 05 Haziran 2008 | ||||||
|
Aslında uzmanlık sorusu değil... Gidin herhangi bir köye, sorun köylülere: "Tavuk, kene yer mi" diye... Alacağınız cevap hep aynıdır: "Evet..." Tavuk ve diğer kümes hayvanları, başları yerde boyna birşeyler ararlar, ne görürlerse yerler. Buna kene de dahildir. Köylü gibi düşünemeyip, kümes hayvanlarının kuş gribine sebep olmasını kaynak göstererek bitirme noktasına getirenler; şimdi de kene ısırması ve KKKA hastalığı sorunuyla karşı karşıyalar. Önceki gün, Gerede Hayat Gazetesi sahibi Kemalettin Beyle telefonla görüştüm. Sağlık İl Müdürümüz Dursun Koç, kenelerle ilgili bir açıklama yapmış ve Gerede'den bir kişinin, KKKA teşhisi nedeniyle Ankara'ya sevk edildiğini söylemişti. Geçtiğimiz haftalarda da Geredeli bir kişi, kene ısırması sonucu hayatını kaybetmişti. Kemalettin Bey, 2006 yılının Temmuz aylarında, Gerede'ye gelen İsraillilerle ilgili yazılar yapmış ve haberler yapmıştı. Yaklaşık 50 kişilik İsrailli bayan grup, o günlerde Gerede'de kamp yapmışlardı. Tek tip elbiselerle gezen bu grup hakkında Saadet Partisi İl Başkanı Abdullah Uzun, onların Gerede'ye niye geldiklerini sorgulamış; yerel ve ulusal basında da bu kişilere, "kene ajanları" ünvanı verilmişti. Kemalettin Bey, son günlerde Gerede'de kene ısırması vakasız günün olmadığını söyledi. Sordum, "Peki, ne zaman başladı bu vakalar" diye. O da 2-3 yıl önce başladığını söyledi. Yani, bu İsraillilerin Gerede'ye geldiği 2006 yılına tesadüf ediyor. Önce kuş gribi olayları, sonra kene ısırması vakaları... Kuş gribi sebebiyle binlerce tavuğun telef edildiği bir ülkede, köylülerin vermesi muhtemel cevaplar sonrasında, neden kene vakalarının arttığını da anlayabilmek zor olmasa gerek. Bir de buna İsraillilerin Gerede'ye gelmesini katarsak, çık çıkabilirsen işin içinden. Kuş gribinden dolayı köylüler, kümes hayvancılığından olurken; kene ısırması vakaları da arttı. Kene ısırması vakaları artınca, bu sefer de tavuk üreticileri piknikçilerin azalmasından ve tavuk satamamaktan yakınmaya başladılar. Gerede'de İsraillilerle ilgili kimine göre komplo teorileri üretilip, kümes hayvancılığının sonu hazırlanmaya başlamışken; o günlerde Kayseri Erciyes Üniversitesi'nden Doç. Dr. İbrahim İkizceli, Anadolu Ajansı muhabirine şu açıklamayı yapmıştı: "Kene ısırmaları daha çok kırsal bölgelerde oluyor. Bu bölgelerde bilindiği gibi kısa bir süre önce kuş gribi şüphesiyle binlerce tavuk itlaf edildi. Kenelerin çoğalmasında bunun etkili olduğunu düşünmek sanırım yanlış olmaz." Bir nesil yok olurken, değişen dengeler sonrası diğer nesil (veya nesiller) çoğalmaya başlıyor. Bir nesli (tavuk hayvancılığını) yok ederken... Bin dereden su getirip, iyice düşünmek gerekmez miydi? Küresel ısınma gibi, doğanın dengelerinin değişmesinden -daha doğrusu, değiştirilmesinden- yakınırken; kümes hayvancılığının da yok edilmesi, bakın şimdi insanları hangi dengesizliklerle başbaşa bıraktı. Sanırım, bu dengesizlikler, daha başka dengesizliklerin doğmasına da neden olmaya devam edecektir. "İnsanım, her şeyi yaparım" mantığıyla hareket eden biz insanlar, dünyanın dengesini kurmakta zorluk çekiyor, çekmeye de devam ediyoruz. Bilgi: Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) ve Kuş Gribi hakkında bilgi almak isteyenler, Sağlık Bakanlığının internet sitelerini ziyaret edebilirler. KKKA: http://www.kirim-kongo.saglik.gov.tr/ Kuş Gribi: http://www.grip.saglik.gov.tr/index_dosyalar/Page408.htm Okuyan: 3157
1. 30.06.2008 20:41 2. 21.06.2008 11:40 Yorumlar
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|











