| Köyden İndim Şehre... |
| Perşembe, 17 Temmuz 2008 | ||||||
|
O zamanlar liseye giden genç birisiyim. Köyde oturuyor ve okula minibüs ile gidip geliyorum; o zamanki köylü öğrencilerin neredeyse tamamı gibi... Her evde otomobil yoktu o zamanlar. Doğal olarak bizde de. Otomobil ile tanışmamız ise, 1995-96 yıllarında oldu. Okullar kapanana doğru okuduğum lisenin yönetimi, "17 Temmuz'da okula geleceksin" dedi. "Hayda! Eğitim, yaz ortasında mı başlıyor?" diye düşünürken, o gün tören olduğu söylendi. Ben gibi birkaç öğrenci daha o gün okula gelecekti. Köyden Bolu'ya o yıllarda bir sabah, bir de akşam servis vardı. Sabah minibüse binip okula gittim. Okuldan da törene... Yürüyüş, çelenk koyma, konuşmalar, vs... Bilindik ve halen daha uygulana gelen formaliteler. Tören, öğlen civarı bitti. Aylak aylak şehir merkezinde gezmek şöyle dursun, ne yapacağımı ve nereye gideceğimi bilmeden -herkes tatilde, evinde, yaylasında, bilmem nerede; ki, cep telefonu da yok o devirde, arasam arkadaşları beraber gezsek- sonunda "Yürü Sinan!" emriyle yola çıktım. Nereye? Köye doğru... Köy de, köy hani... Eskiler daha iyi bilir. Eşek üstünde saatlerce yürürlermiş o yolları. Her ne kadar son zamanların gençliği ve hatta Boluluları bir sokaktan öbür sokağa bile artık arabalarıyla gitseler bile; o eskiler, kilometrelerce yolu eşekle kat ederlerdi. Ben ise, eşek olmadan ama eşek yerine konularak 10 küsür kilometre yolu 3 saat boyunca güneş altında, kıçıma kadar terleyerek kat etmek zorunda bırakıldım. İşte, zoruma da giden buydu. Temmuz gibi bir ayın, yaz gibi bir mevsimin ortasında, hele hele o sıcakta 3 saat yol yürümek zorunda kalmıştım. Ve maalesef, Bolu şehir merkezinde oturan bir sürü öğrenci olmasına rağmen!.. Keşke... Atatürk, o gün Bolu'ya gelseydi de... Ben de, o gün koşa koşa köyden Bolu'ya gidip gelseydim... Okuyan: 1476
Yorumlar
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||||
| Sonraki > |
|---|






