| ENGELLİ DOSTUN BİRKAÇ DUYGU ve DÜŞÜNCE PAYLAŞIMI |
| Pazar, 26 Kasım 2006 | ||||||
|
Sevgili okurlarım, engelli doğmak veya olmak hayatın kaçınılmaz gerçeklerinden biridir. Bu konuyla ilgili bir eski bir dostumdan aldığım, duygu yüklü bir mektubu, sizlerle paylaşmak istiyorum. Kendisinin rica ettiği bölümü, hiçbir şekilde değiştirmeden asıl şekliyle sizlere sunuyorum. O günden sonra büyük dostluğumuzun temelleri atılmıştı. Hayatımda ilk defa, sağlıklı bir vücuda sahip bir kişiyle arkadaş oluyordum. Sen de engelli bir arkadaşla tabi. O zamanlar, İstanbul'da spastikler için açılan bir okula gidiyordum. Okulda yaşadıklarımı anlattığımda, ilgiyle dinlemiştin beni. Sana, hep kaldırımların yüksekliğinden, insanların sürekli bizi acıyarak izleyişlerinden bahsederdim. Şimdi ikimizde yetişkin olduk. Sokakların alabildiğine geniş ufkunda koşmadan, özgürlüğün tadına varamadan ölüp gideceğimi düşünürdüm. Sende benim yanımda hareketlerine çok dikkat eder, o kadar hareketli olmana rağmen, hoplayıp zıplamazdın. Annem ve babamın her yaptığı, bana ters gelirdi.Herkes bana baktığında "vah vah yavrum" diyormuş gibi, yanlış algılardım bu bakışları. Spastikler okulunda çok şey öğrenmiştim. Öncelikli olarak, hayatımın tamamını böyle geçireceğimin bilincine vardım. Artık bu halimle yaşamayı göğüslemem gerekiyordu. Liseye normal bir okula gittim.Orada insanlar, engelliler okulundan farklı olarak, önce alışmadılar bana. Çok zorlandım. Ama daha sonra öğretmenlerimin yardımıyla tahtaya bile kalkıyor, konuyu utanmadan, sıkılmadan anlatabiliyordum. Daha sonra Almanya'ya gitmek durumunda kaldık. Orada yüksek öğrenimime devam ettim. Şimdi ise bir şirkette çalışıyorum. Hatırlar mısın Yelda? Sana ilk Almanya'ya geldiğimde buradaki yaya kaldırımların genişliğinden, alçaklığından ve sakat arabalarının geçiş yerleri olduğuna değinmiştim. (Bizde ise hala kaldırımlar çok yüksek ve dapdar). İnsanların burada bakışlarından rahatsız olmuyordum. Çünkü onlar bakmıyorlardı. Engellilik gayet doğal bir şeydi. Ülkemizde ise çoğu insan bilemez, evet biz spastikler belki hareketlerimizi kontrol edemiyoruz, ama herkes gibi düşünüp, hayatın tüm gerçeklerini anlayabiliyoruz. Biz istiyoruz ki, bizde rahat rahat sokaklarda dolaşalım. İnsanların gözlemlediği biz olmayalım. Bize acımak yerine yol göstersin bu insanlar. Engelliyiz diye bizi görmezden gelmeyin, herhangi bir hata yaptığımızda bizi diğerleri gibi uyarın. Uyarın ki farklı olmadığımızı hissedelim. Ebeveynler çocukların en önemli destekleyicisidir. Önce onlar kabullenecekler çocuklarını. Sonra çevre bilinçli ve duyarlı olacak. Ancak Yelda, sende biliyorsun ki hala insanlar 'deli', 'geri zekâlı', 'spastik özürlü' kelimelerini küfür olarak kullanıyorlar. Hâlbuki bunlar alay edilecek bir sıfat değil, aksine birer hastalıktır. Dilerim ki biz engelliler için Türkiye’de de çok iyi projeler gerçekleşsin. Bu mektubumu sana köşende yayınlaman için yolluyorum dostum. Engelli olabilmeyi tüm içtenliği ile benimseyenlere ve onlara anlayışla yaklaşanlara sevgiler. Okuyan: 2326
Yorumlar
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|








