Ana Sayfa
Perşembe, 04 Aralık 2008
 
BOLU HABERLERİ
Ana Sayfa
Haberler
Spor
Hava ve Yol
TÜRKİYE ve DÜNYADAN
Batı Karadeniz
Türkiye - Dünya
BOLU TANITIMI
Görüntülü Tanıtım
Ziyaretçi Defteri
Defteri Oku
Deftere Yaz
BANK ASYA 1. LİG
Puan Durumu
Maç Sonuçları
Boluspor'un Maçları
Bolu'da Hava Durumu
Resim Galerisinden

Meyvelerin Faydaları

ENGELLİ DOSTUN BİRKAÇ DUYGU ve DÜŞÜNCE PAYLAŞIMI
Pazar, 26 Kasım 2006

        Sevgili okurlarım,  engelli doğmak veya olmak hayatın kaçınılmaz gerçeklerinden biridir. Bu konuyla ilgili bir eski bir dostumdan aldığım, duygu yüklü bir mektubu, sizlerle paylaşmak istiyorum. Kendisinin rica ettiği bölümü, hiçbir şekilde değiştirmeden asıl şekliyle sizlere sunuyorum.

        Sevgili Dostum Yelda,

        Yılların, biz engellilere yüklediği sorumluluğun üstesinden gelebilmek çok zormuş. Hareketlerine söz geçiremeyen bir vücuda sahip olmanın sıkıntısını ömrüm boyunca, ben de diğer tüm engelli dostlarım gibi duyumsadım.               Seninle tanıştığımızda 10 yaşındaydık.Ben, yazları Gemlik'e gelebiliyordum. Sen, beni ilk gördüğünde birçok çocuktan farklı olarak  kaçmadan yanıma yaklaşmıştın. Elimden tutup: "Merhaba ben Yelda" demiştin. Ben ise biraz şaşkın, biraz mahcup (çünkü herkes benim el kol hareketlerimden ürkerdi): "Merhaba" demiştim. 
 

        O günden sonra büyük dostluğumuzun temelleri atılmıştı. Hayatımda ilk defa, sağlıklı bir vücuda sahip bir kişiyle arkadaş oluyordum. Sen de engelli bir arkadaşla tabi. O zamanlar, İstanbul'da spastikler için açılan bir okula gidiyordum. Okulda yaşadıklarımı anlattığımda, ilgiyle dinlemiştin beni. Sana, hep kaldırımların yüksekliğinden, insanların sürekli bizi acıyarak izleyişlerinden bahsederdim.  

        Şimdi ikimizde yetişkin olduk. Sokakların alabildiğine geniş ufkunda koşmadan, özgürlüğün tadına varamadan ölüp gideceğimi düşünürdüm. Sende benim yanımda hareketlerine çok dikkat eder, o kadar hareketli olmana rağmen, hoplayıp zıplamazdın. Annem ve babamın her yaptığı,  bana ters gelirdi.Herkes bana baktığında  "vah vah yavrum" diyormuş gibi, yanlış algılardım bu  bakışları.  

        Spastikler okulunda çok şey öğrenmiştim. Öncelikli olarak, hayatımın tamamını böyle geçireceğimin bilincine vardım. Artık bu halimle yaşamayı göğüslemem gerekiyordu. Liseye normal bir okula gittim.Orada insanlar, engelliler okulundan farklı olarak,  önce alışmadılar bana. Çok zorlandım. Ama daha sonra öğretmenlerimin yardımıyla tahtaya bile kalkıyor, konuyu utanmadan, sıkılmadan anlatabiliyordum. Daha sonra Almanya'ya gitmek durumunda kaldık. Orada yüksek öğrenimime devam ettim. Şimdi ise bir şirkette çalışıyorum.      

        Hatırlar mısın Yelda? Sana ilk Almanya'ya geldiğimde buradaki yaya kaldırımların genişliğinden, alçaklığından ve sakat arabalarının geçiş yerleri olduğuna değinmiştim. (Bizde ise hala kaldırımlar çok yüksek ve dapdar).  

        İnsanların burada bakışlarından rahatsız olmuyordum. Çünkü onlar bakmıyorlardı. Engellilik gayet doğal bir şeydi. Ülkemizde ise çoğu insan bilemez, evet biz spastikler belki hareketlerimizi kontrol edemiyoruz, ama herkes gibi düşünüp, hayatın tüm gerçeklerini anlayabiliyoruz. Biz istiyoruz ki, bizde rahat rahat sokaklarda dolaşalım. İnsanların gözlemlediği biz olmayalım. Bize acımak yerine yol göstersin bu insanlar.  Engelliyiz diye bizi görmezden gelmeyin, herhangi bir hata yaptığımızda bizi diğerleri gibi uyarın. Uyarın ki farklı olmadığımızı hissedelim.  

        Ebeveynler çocukların en önemli destekleyicisidir. Önce onlar kabullenecekler çocuklarını. Sonra çevre  bilinçli ve duyarlı olacak. Ancak Yelda, sende biliyorsun ki hala insanlar 'deli', 'geri zekâlı', 'spastik özürlü' kelimelerini küfür olarak kullanıyorlar. Hâlbuki bunlar alay edilecek bir sıfat değil, aksine  birer hastalıktır. Dilerim ki  biz engelliler için Türkiye’de de çok iyi projeler gerçekleşsin. Bu mektubumu sana köşende yayınlaman için yolluyorum dostum. 

        Engelli olabilmeyi tüm içtenliği ile benimseyenlere ve onlara anlayışla yaklaşanlara sevgiler.
    
                                                                                                                             Esma Nur

        Sevgili Esma, sana diyebilecek tek bir sözüm var: "Kalemine, yüreğine sağlık dostum."


Okuyan: 2326

Yorumlar
RSS yorumları

Yorumlar
  • Konu ile alakalı olmayan ve BÜYÜK HARFLE yazılan yorumlar, yayınlanmayacaktır.
  • Kişi veya kurumlara yönelik hararet vb. olumsuzluk içeren yorumlarda sorumluluk, yorum yapana aittir. Yorumun aktif edilerek haber altında gösterilmesi, sorumluluk sahibini değiştirmez.
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Bu habere yorum yapılırsa, bana e-posta gönderilsin

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

 
< Önceki   Sonraki >

Er-Tes Isı Tesisat

Yelda Baykız
 
Söylemler
 
Diğer Yazıları
Sinan Bilir
 
Atatürk, Çiftlikte; Şimdikiler, Nerede?
 
Diğer Yazıları
Murat Bayram
 
İklim Değişimleri
 
Diğer Yazıları
Çetin Bozkurt
 
Kör Adam
 
Diğer Yazıları
Onur Yamak
 
Tiyatroda Canlandırma ve Bolu'da Heye(canlandırma)
 
Diğer Yazıları
Sacit Ekerim
 
Oruç, Çağın Problemlerine Çözümler Sunuyor
 
Diğer Yazıları
Sizden Gelen
 
Anadolu’da Mutlu Olmak
 
Diğer Yazılar
Haber Kullanım Aboneliği

AA - CHA - İHA

Ziyaretçi Bilgisi
Bugün152
Dün3203
Bu Hafta8811
Bu Ay8811
Toplam657679