| Mehmetçik'in Duygu Dolu Mektubu |
| Pazartesi, 30 Nisan 2007 | ||||||
|
Değerli okuyucular, ülkemizin siyasi ve güvenlik olarak istikrarsızlık yaşadığı şu son günlerde, Gemlik'te yaşayan annenin yayınlamam için bana verdiği çok anlamlı bir mektup beni derinden etkiledi. İnanıyorum ki, bu mektup size de aynı duyguları yaşatacaktır. Güzel Anam, Hayatım avuçlarımdan kayıp giderken, ellerim titreyerek yazdığım bu mektubu sen okurken, belki de deli fişek oğlun şehit mertebesine ulaşmış olacak. Sana yaklaşık 2 aydır yazamıyorum. Güneydoğunun coşkun sellerinde, sarp dağlarında vakit bulmak inan çok güç. Son zamanlarda kalbimde bir sızı var ve rüyalarım çok karanlık anam. Dün gece çadırda yarı uykulu yarı uykusuz yatarken, seni ve babamı gördüm. Babamı evden çıkarken uğurlayışını, babamın dönüp bize: "Merak etmeyin bu akşam size yemek getireceğim" der gibi bakan gözlerini, akşam olduğunda inşatta çalışmış yorgun vücudunu ama bir o kadar şerefli duruşuyla bize sarılışını gördüm. Biliyor musun anam? Buralarda şartlar çok zor. Her dakika bir patlama sesi, kurşunlar vızır vızır. Hangi yolda mayın var, kurşun şimdi hangi yönden gelecek diye hep tedirginlik içerisindeyiz. Hani anam sana buraya geldiğimden beri anlattığım Garip Memo vardı ya. Geçen gün bir ayağı sinsi bir mayınla koptu. O bağırtısı hâlâ kulaklarımda. O an dünyam yıkıldı sanki. Dağlar taşlar üstüme gelmeye başladı. Ama onu kucağımda taşırken yemin ettim anam. Ben bu silâhaltında oluncaya dek onlara göz açtırmayacağım diye. Buralar çok ıssız. Böyle gecelerde senin mis gibi kokunu özlüyorum. Buradaki tüm arkadaşlarla gönül birliği ettik biz anam. Bizi hiç merak etme. Komutanlarımız bizim birer anamız babamız oluyorlar. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin büyüklüğünü asker olunca insan çok daha iyi anlıyormuş. Yüce Allah'ın korumasındayız. Bazen postallar ayaklarımıza diken gibi batıyor, ama biz yine de yılmıyor, o sarp dağların kıyısını köşesini didik didik ediyoruz. Tek derdimiz bir iki düşman daha yakalayabilmek ve topraklarımızı koruyabilmek. Ülkenin bölünmez bütünlüğünü sağlamak bizim onurumuz ve görevimizdir. Babam ve sen bizi böyle yetiştirdiniz. Başbakanın : "Askerlik yan gelip yatma işi değildir" lafı çok ağrımıza gitti anam. Oysa bilse bizim buralarda yan gelip değil, çakı gibi mücadele verdiğimizi. Ama nereden bilecek onlar? Onların çocukları yalı önünde yan gelip yatarak en kıyak şekilde zamanlarını geçirirler. Bizim gibi garip çocuklara ise bu değerli görevi verirler. Bir daha asker olsam, yine aynı görevi isterdim. Çünkü Türk Evladı her zaman vatan borcunun namus borcu olduğunu bilir. Neyse anam daha fazla uzatmayayım lafı. Yaşamın kısacık bir andan ibaret olduğunu benimsediğim bu günlerde dualarını benden ve tüm silah arkadaşlarımdan eksik etme, benim nur yüzlü anam. Eğer bana bir şey olursa sakın üzülme. Başını dik tut, gururun daha fazla olsun. Hakkınızı helâl edin anam. Vatan sana canım feda... Vatan sana canım feda... M. Kemal Atatürk'ün kurduğu bu ülke sizin gibi Türk Anaları ve bizler gibi Türk Evlatları olduğu sürece sonsuza dek yaşayacaktır!.. Teşekkürler Huriye Ana. Yelda BAYKIZ Gemlik/Bursa Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır Okuyan: 2133
1. 01.09.2008 22:30 Yorumlar
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|







