| Türk Toplumu ve Bölücülük |
| Pazartesi, 11 Haziran 2007 | ||||||
|
PKK’nın 15 Ağustos 1984'te gerçekleştirdiği Eruh ve Şemdinli baskınlarıyla olumsuz faaliyetlerine başlamasının üzerinden tam 23 yıl geçmesine rağmen hâlâ somut bir çözüm üretilememiştir. Bugün 40 binden fazla şehit verdiğimiz ülkemizde ne yazık ki bir çok olay Türk halkına kanıksatılmıştır. Bitmek tükenmek bilmeyen bu hain saldırıların arkasındaki güçlerin iç ve dış kaynaklı olduğu su götürmez bir gerçektir. Yaşamsal boyutumuzun en önemli olgularından bir tanesini oluşturan barış ve kardeşlik tohumlarımız hızla tüketilmeye çalışılmaktadır. Bir takım güçler yüzyıllardan beri Türk toplumunu iki yönden bölmeye çalışmışlardır. Biri ‘din’ olgusu diğeri ise ‘milliyetçilik’ olgusudur. Yakın tarihimizde de görüldüğü gibi Mustafa Kemal’den sonra gelen tüm liderler basiretsizlik örneği göstermişler ve dış güçlerin uşağı durumuna getirmişlerdir bu güzelim vatanı. Bununla yetinmeyip kırmızı pasaport verip, kırmızı halılar serdirttiğimiz kişiler Türk düşmanlığını gözler önüne sermekten çekinmemektedirler.Bir de sözüm ona siyasi rant için bazı parti başkanları, düz ovada siyaset çağrısı yapmalı diyerek daha fazla ödün ermekten geri durmuyorlar.Şerefli ve namuslu bir şekilde vatan borcunu yapan askerciklerimizin kanıyla ödüyoruz bu yanlış hesapların sonuçlarını.Gün geçmiyor ki işitsel ve görsel basında bir şehit haberi olmasın. Bu durumda doğal olarak halkta güvensizlik duygusu hakim oluyor. Ekonomi ve araç gereç konusunda, komşu ülkelerden tutunda müttefik olarak gördüğümüz ülkelere kadar herkes kuyumuzu kazmakta. Kaldı ki çok uzağa gitmemize hiçççç gerek yok. Çünkü asıl düşmanlarımız içimizde barınıyor. Onurlu askeri kanadımız yanında, adil, basiretli ve güvenli siyasi mekanizmayla bu düştüğümüz durumdan çıkmak en büyük arzumuzdur. Elbette ki en önemlisi Genel Kurmayı’nda açıkladığı gibi kitlesel tepki vermenin tam zamanıdır!..Okuyan: 2022
Yorumlar
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|








