| İNSANOĞLU DOYUMSUZDUR KIZIM... |
| Cumartesi, 10 Şubat 2007 | ||||||
|
İNSANOĞLU DOYUMSUZDUR KIZIM... Yaş 18 : -Babişkooo, bugün 18 ime giriyorum sinemaya gideceğiz.19:30 matinesine girebilir miyim lütfen.Ondan sonra söz eve döneceğim hiç gecikmeyeceğim. -Olmaz kızım bugün 19:30 yarın 21:30 ondan sonra gece yarısı matinesi.İnsanoğlu doyumsuzdur , istedikçe daha fazlasını ister. -üfff peki. Yaş 21 : -Babişkooo ben çıkıyorum arkadaşlarla; geç kalmam. -Tamam 00:00 da evde ol. -ya baba saçmalama o saatte insanlar daha yeni dışarı çıkıyorlar. -İnsanoğlu doyumsuzdur kızım istedikçe daha fazlasını ister. Bugün gece 1 de yarın 3 de gelmek istersin.Sonu yok bunun. -üfff peki.bari 1 olsun ya. -burcuuuuu Yaş 25 : -Babişkooo ben çıkıyorum karşıda olacağım. Gecikmem herhalde. -Kaçta geleceksin kızım ? 3 ü bulur yine değil mi ? -ya babişko bizim kızlarlayım o saate dönmesi zor olur diye Nesrinlerde kalırım zaten. -Bak kızım insanoğlu doyumsuzdur. istedikçe daha fazlasını ister.Bugün 3 de dönersin yarın 6 da barı kapatırsın başka gün eve haftaya salı gelirsin.Gecikmeden gel eve. -üffff üffff üfffffff. Bir de işin maddi kısmına bakalım. -kızım bu ne? Yine mi ayakkabı aldın. -valla babişko aşık oldum ayakkabıya dayanamadım.Ah biraz daha fazla kazansaydım inan ki her rengini alırdım.hatta başka bir model daha vardı onu da alırdım.hatta onun da her rengini alırdım. -kızım bak insanoğlu doyumsuzdur.istedikçe daha fazlasını ister.Bugün bu kalite ayakkabının her rengini istersin yarın daha fazla kazandığında ise İtalya’ya gitsem de şu şahane markanın ayakkabılarından alsam diye düşünür , alışveriş için İtalya’ya gitmeyi istersin. Veyahut ta , -ah be babişko keşke 1 lira alacağıma 2 lira alsaydım o zaman fazla fazla yeterdi. hatta çınarcık'daki evi bile yaptırırdım.hafta sonları şehirden kaçacak bir yer olurdu işte. -kızım bak insanoğlu doyumsuzdur.istedikçe daha fazlasını ister.Bugün 2 lira alırsın yarın 10 başka bir gün 50 alırsın yine yetmez.İnsanoğlunun istekleri bitmez.Kazancın arttıkça ihtiyaçların da ona göre artar , şekil alır ve de değişir. Şimdi , ah nişantaşında evim olsun dersin ama 50 lira kazanmaya başladığında ise şu miami deki sosyetik siteden bir ev alsam diye isteğin değişir. Veya , -Babişko ben Amerikaya gitmeye karar verdim. Paramı biriktirdim , istifamı vereceğim , orada okul da buldum oraya yazılacağım ve de çalışacağım. -Kızım bak bugün Amerika yarın Antarktika 10 yıl sonra Avustralya. Nereye kadar yani bunun sonu yok.insanoğlu istedikçe daha fazlasını ister. -Of Allahım gideceğim işte of üf pöööf. Bizim evde telefon konuşmaları da her zaman olay olmuştur.Ben her zaman ödev almayı unutur ve Nurgül den ödevi almak için arardım.olay tabi ödevi almakla bitmiyor muhabbet sardıkça sarıyordu.ilkokulda başlayan bu muhabbetler akabinde tabiri yerindeyse "daha geyik" muhabbetlere bıraktı. Artık ödev falan da olmasa rahat 45 dakika 1 saat telefonda konuşuluyordu.Bizde öyle 2 hat da yoktu.arayan bulamıyor , arayan bulamıyor en sonunda babamı cep telefonundan arıyorlardı.Mesela Babanem. -Oğlum , telefonunuzu açık mı unuttunuz.bozuldu mu yoksa arıyorum arıyorum meşgul. o esnada muhabbetin en derininde kahkahalara boğulmuş olan ben babam tarafından uyarılıyorum. -kızım bu ne ? sabahtan beri konuşuyorsun.1 saat oldu. -ya ama baba konuşuyoruz anlamamışım işte tamam kapatacam birazdan bi saniye. -anlamazsın tabi. kızım bak insanoğlu doyumsuzdur. istedikçe daha fazlasını ister.yazık yani acıyorum telefona verilen paraya.dikkat edin biraz. -üf babaaa tamam kapattım. O kadar üf sesleri çıkartmama hatta zaman zaman babama bu konuşmaları ile sinir olmama rağmen ne kadar haklı olduğunu zaman geçtikçe anlıyorum.açıkçası şimdi ne gece dışarı çıkmak istiyorum ne de şu an kazandığımın milyon katını kazanmak. Anladım ki gerçekten de insana keyif veren ne daha fazla zaman ne daha fazla para.Keyif sadece her şey kararında olunca anlamlı oluyor.Hayat keyifli oluyor işte canım. İnsan gerçekten istedikçe daha fazlasını istiyor "doyumsuzuz insanoğlu olarak" doğuyoruz. Yaradılışımızda var bu. Bu yüzden kimseyi suçlayamayız. Ama kendimizi eğitebiliriz. Bir nebze de olsa kendimizi dizginleyebiliriz belki de. Her şeyi tadında bırakmak ve her şeye sahip olamamak en güzeli olsa gerek. Eğer hayatta her istediğimiz olsaydı ne kadar sıkıcı olurdu bir düşünsenize.Uğruna yaşanacak hiçbir şey yok. Savaşacağımız çabalayacağımız hiçbir şey yok.H er istediğimiz dakikasında hatta saniyesinde gerçekleşiyor. Gülmek kadar ağlamak da bir ihtiyaç.Hem ağlamanın ne demek olduğunu bilmediğimiz sürece gülmenin değerini anlayabilir miydik sizce?Çok klişe bir laftır ama doğrudur. Üzüntünün ne olduğunu bilmezsek mutluluğun değerini anlayamayız. Babacım seni "bir nebze" de olsa dinlediğim için çok mutluyum.hatta senin gibi bir babaya sahip olduğum için daha da mutluyum.O meşhur lafını inan ki hayatımın her anında kullanıyor ve insanlara bunu örnek olay olarak anlatıyorum. -Babişkoooooooooooo ben kitap yazıyorum. Kitap çıkaracağım. -Bak kızım insanoğlu doyumsuzdur bugün kitap yarın dizi senaryosu başka gün sinema filmi senaryosu.Bunun sonu yoook !Sonra Hollywood falan alıp başını gideceksin bir Amerika olayı daha yaşamayalım. Kesinlikle dalga geçiyorum. Babam; benim ortaya karışık bir insan (annemin tabiri evet maymun iştahlı )olmama hiçbir zaman bir şey demedi.Kitap yazdığımı duyunca demediği gibi. Seviyorum kendisini yapacak bir şey yok. Burcu BAŞMAN ( İSTANBUL) Okuyan: 899
Yorumlar
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||||
| < Önceki |
|---|










