| Beyaz Et Festivali |
| Pazar, 09 Eylül 2007 | ||||||
|
Sinan Bilir Festival nedir? Türk Dil Kurumu sözlüğünü açıp bakıyoruz, 3 numaralı bendinde diyor ki: "Bir bölgenin en ünlü ürünü için yapılan gösteri, şenlik." Örnek te vermiş: "Kiraz festivali." Güzel ve hoş tanım; olması gereken tanım. TDK da yanlış yazacak değil ya! Bundan yolan çıkan Bolu'daki beyaz et üreticileri "Bizim festival yapanlardan neyimiz eksik, fazlamız bile var" deyip, besmele çekip, koyulmuşlar işe. Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz'ı da yanlarına alıp başlamışlar festival hazırlıklarına... Bu arada beyaz et fabrikalarının doğayı pisletmesinden rahatsız olan doğa canlısı bazı Bolu medyası "Bu festival olmaz, olamaz" naraları ile festival bile başlamadan, bu festivali başlamışlar Bolu halkına kötü anlatmaya. Öyle doğa canlısı ki... Her gün, her hafta bastıkları gazetelerin kağıtlarını doğadaki ağaçlardan değil de, uzaydan sağladıkları için beyaz et firmalarına laf sokuşturabilmekteler. İyi de anlayamadığım bir konu var: Sizin dışınızda Bolu'nun büyük bir kısmı bu kapıdan ekmek yiyor. Kime neyi kötülüyorsunuz ki?.. Sen iş imkanı sağlamazsan insanlarımıza; beğenmediğin, doğayı kirlettiğini söylediğin o beyaz et firmaları yüzlerce, binlerce ve aileleriyle beraber onbinlerce insanımıza ekmek kapısı olmuşken... Sormazlar mı?.. Kimin haddine beyaz eti ve bu et üreticilerinin festivalini kötülemek! Daha geçen yıl tüm dünyada olduğu gibi tüm Türkiye'nin başlıca sorunu "KUŞ GRİBİ" idi. Özellikle doğu illerinde baş gösteren kuş gribi alarmları ve ölen birkaç insanımızın haberleri hergün medyada yer buldu. Beyaz etin bir numaralı bölgesi olan Bolu'da hiç duydunuz mu KUŞ GRİBİ VAKASI? Mudurnu'dan tutun Göynük'e kadar, Bolu Merkez'den tutun Mengen'e kadar her tarafa yayılmış yüzlerce kümes var Bolu'da. Bu kümeslerde çalışan veya kendine ait kümesi olup ailesini geçindiren; kümeslerin bakımı için kümeslere girip çıkan binlerce insan; bu ürünlerden yiyen milyonlarca insan var. Bu kümesler bu kadar pis ise, neden KUŞ GRİBİMİZ OLMADI? Neden insanlarımız rahatsızlanmadı? Çoğumuzun ailesinde, çevresinde belki köylerinde veya hiç değilse tanıdıkları insanlar arasında bu kümeslerde, bu fabrikalarda çalışan insanlar vardır. Bu insanlar yıllardır bu kümeslerde çalışıyor. Kış aylarında gribal enfeksiyon baş gösterdiğinde en küçük bir durumda rahatsızlanan biz insanları düşünüyorum; bir de bu kümeslerde çalışıp ne kuş gribi olmuş, ne herhangi bir rahatsızlığa yakalanmış insanları! Bu kuruluşların fabrikaları şehir içinde değil. Kümesler ise çoğu köylerde ve bulunduğu köylerdeki köylülere iş imkanı sağlamış durumda. Çoğu köylü memnun. Memnun olmayanlar ise medyanın belirttiği gibi kokusundar rahatsız. Benim de rahatsız olduğum gibi. Ama şu da bir gerçek ki, köylü olup inek, eşek gibi büyük baş hayvanlar ve pislikleriyle iç içe yaşamaya mecbur olup, yıllardır bu kokular içinde yaşayan insanları bu medya neden konu tavuk yani beyaz et olunca bu derece düşünmeye başladı, anlamak güç... Başka bir konu... Bu firmalar Bolu'nun doğasına atıkları, insanlarına kokusuyla zarar veriyor da, yıllardır neredeydi medyamız? Bu ülkenin devleti var, sağlıkçısı var, mühendisi var, denetçisi var... Siz şikayet ettiniz de, bunlar gitip bakmadılar, gördükleri pisliklerden, atıklardan dolayı bu firmaları kapatmadılar mı? Mudurnu Tavukçuluk... Kim bilir kaç yıllık bir firmaydı. 1990'lı yıllarda kapanıp gitti. O gitti Beypiliç geldi, Er Piliç geldi, Ak Piliç geldi, CP Piliç geldi. Şimdiler de Mudurnu Tavukçuluktan boşalan yeri doldurmak için Kılıç Tavukçuluk Mudurnu'muza geldi. Kılıç Tavukçuluk ile birlikte Mudurnulu bir taraftan bayram yapıyor, bir taraftan da Mudurnu Tavukçuluk'un isim hakkını Bolu dışından bir firma aldı diye yakınıyor. Mudurnu Tavukçuluk kapanınca Mudurnu'lu işsiz kalmıştı. Kaç kişi gidip orada fabrika kurdu, iş imkanı oluşturdu? Kılıç Tavukçuluk ile beraber Mudurnulunun bayram yapmasından doğal ne var. İş ve ekmek kapısı yeniden gelmiş buraya. Sadece bu şirket bünyesinde bine yakın işçi çalışacak veya insan iş imkanına kavuşacak. Aileleriyle beraber yaklaşık 3-5 bin Mudurnu'lu beyaz etten ekmek yiyecek. CP, Beypiliç ve Erpiliç'in Türkiye'deki konumuna bakıyorsunuz, sektörlerinde ilk 5 arasında her biri. Bir firma sadece bir-iki gösterge ile ilk sıralara yerleşmez. Yönetimi, personeli, üretimi, pazarlaması, çevre ve iş güvenliği gibi birçok konuda uzmanlaşmış bir yönetim sayesinde ilk sıralara yerleşir. Ödediği kurumlar vergisi, katma değer vergisi, sigorta primi; sağladığı istihdam ve iş olanakları; ürünlerinin kalitesi ve daha birçok konuda sektörlerinde önde kuruluşlar. CP Piliç dünya genelinde üretim ve satış yapan bir firma. Beypiliç, aslen Ankara Nallıhan'lı olup, tüm yatırımlarını ve istihdam olanaklarını Bolu için harcayan bir firma. Erpiliç ise Göynük merkezli ve Göynüklü işadamları tarafından kurulan bir firma. Bu firmaların ne sahiplerini tanırım, ne yöneticilerini; ne bu kişileri görmüşlüğüm vardır, ne de onların beni görmüşlüğü. Bu da ek not olsun!.. Son bir konu... Festival için Bolu'ya Seda Sayan'ı getirenlere bu mesajım... Ne gereği vardı ki bu hanımcağızı getirdiniz; sazı eline alıp hem çalan, hem söyleyen insanlar varken Bolu'da!.. --- Bolu medyasında çıkan ve bu fabrikaların çevreyi kirlettiği haberlerinden sonra hala bir yetkili çıkıp bu firmalar hakkında işlem yapmadı ise, hemen bu konuda harekete geçmelidir. Yoksa bazılarının gözleri arkada kalacak. Benim için sorun yok. Yetkililerin görevlerini tam ve zamanında yaptıklarına eminim. Ama bazıları için durum farklı olabilir. Haftanız güzel olsun Bolu!.. Sinan Bilir Okuyan: 2834
Yorumlar
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||||
| < Önceki |
|---|




